Babanızın vefatından sonra aile evinin yıllar önce ağabeyinize “satılmış” göründüğünü öğrendiğinizi düşünün. Ancak ortada gerçek bir satış bedeli yoktur ve o tarihte ödeme yapılabilecek bir maddi güç de bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda gündeme gelen miras hukuku kavramı muris muvazaasıdır. Mirastan mal kaçırma olarak bilinen bu davası türünde, görünürde satış olan işlemin gerçekte bağış olduğu ispat edilerek tapu kaydının iptali talep edilir.
Mirastan Mal Kaçırma veya Muris Muvazaası Nedir?
Muris muvazaası, miras bırakanın (muris) mirasçılarından birini veya birkaçını mirastan yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği malı, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Bu işlem, Yargıtay’ın 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Türk hukuk sistemine kazandırılmıştır.
Mirastan Mal Kaçırmanın (Muris Muvazaa) Temel Unsurları Nelerdir?
Yargıtay içtihatlarına göre muris muvazaası dört temel unsurdan oluşur. Bu unsurların tamamının birlikte bulunması gerekir; aksi takdirde muvazaadan söz edilemez.
1. Görünüşteki Sözleşme
Miras bırakan ile karşı taraf arasında dışarıya yansıyan, tapuda veya resmi makamlarda kayıtlara geçen işlemdir. Bu genellikle:
- Satış sözleşmesi (en yaygın)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
- Trampa (takas) sözleşmesi
Görünüşteki sözleşme tarafların gerçek iradesini yansıtmaz ve sadece mirasçıları aldatmak için yapılmıştır. Örneğin, tapu kayıtlarında “satış” yazsa da, gerçekte hiçbir para el değiştirmemiştir.
2. Gizli Sözleşme
Tarafların gerçek iradelerine uygun olan, ancak mirasçılardan gizlenen asıl işlemdir. Muris muvazaasında bu gizli işlem bağışlamadır. Miras bırakan aslında malını bağışlamak istemekte, ancak bunu satış veya başka bir işlem olarak göstermektedir.
Önemli Nokta: TBK m. 288/2’ye göre tapulu taşınmazların bağışı resmi şekle tabidir. Tapu memuru huzurunda “bağış” olarak yapılmayan bir devir, şekil şartına aykırılık nedeniyle geçersizdir. İşte muris muvazaasında hem görünüşteki satış geçersiz (gerçek iradeyi yansıtmadığı için), hem de gizli bağış geçersizdir (resmi şekil şartını taşımadığı için).
3. Mirasçıları Aldatma Amacı
Muris muvazaasının en ayırt edici unsuru budur. İşlemin temel amacı, mirasçıların veya bir kısmının mirastan pay almasını engellemektir. Eğer miras bırakan sırf vergi avantajı, borç takibinden kurtulma veya başka bir amaçla muvazaalı işlem yapmışsa, muris muvazaası değil, genel muvazaa söz konusu olur.
Yargıtay Kriteri: Eğer miras bırakan işlem sırasında hiç mirasçısı yoksa ya da mirasçılarından haberi yoksa, aldatmadan bahsedilemez ve muris muvazaası oluşmaz.
Vaka: Zeynep Hanım tek çocuğu Ali’ye sahipken, ikinci evliliğini yapıyor ve yeni eşi Hasan’la bir çocuk dünyaya getiriyor. Zeynep Hanım, Ali’den mal kaçırmak için evini Hasan’a “satıyor” ancak gerçekte hiçbir bedel ödenmiyor. Bu tipik bir muris muvazaasıdır çünkü amaç Ali’yi mirasından mahrum etmektir.
4. Muris Muvazaa Anlaşması
Tarafların (miras bırakan + devir alan kişi) görünüşteki işlemin sadece mirasçıları aldatmak için yapıldığı ve kendi aralarında hüküm-sonuç doğurmayacağı konusunda anlaşmalarıdır. Bu anlaşma sözlü veya yazılı olabilir.
| Unsur | Açıklama | Örnek |
| Görünüşteki Sözleşme | Tapuda satış, ölünceye kadar bakma | “Ev 400.000 TL’ye satıldı” |
| Gizli Sözleşme | Gerçek amaç: bağış | Hiçbir para ödenmedi |
| Aldatma Amacı | Mirasçıları mirasdan mahrum etme | Kız çocuklarına pay vermemek |
| Muvazaa Anlaşması | Taraflar arasında irade birliği | “Sen hiç para verme, ben sana zaten bağışlıyorum” |
Mirastan Mal Kaçırma Davası (Muris Muvazaası Davası) Nasıl Açılır?
Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?
Tüm mirasçılar – saklı pay sahibi olsun olmasın – muris muvazaası davası açabilir; somut olaya göre vasiyetnamenin iptali davası ile birlikte veya alternatif olarak da hukuki yol tercih edilebilir.Yargıtay’a göre:
- Yasal mirasçılar
- Atanmış mirasçılar (vasiyetname ile)
- Evlatlıklar
Açamaz:
- Mirası reddeden
- Miras hakkından feragat eden
- Mirastan çıkarılan (iskat edilen)
Önemli: Her mirasçı kendi payı oranında ve diğer mirasçılardan bağımsız olarak dava açabilir. Yani tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi zorunlu değildir.
Mirasta Mal Kaçırma Davasında Zamanaşımı Süresi
Muris muvazaası davasında zamanaşımı yoktur. Muvazaalı işlemler, Türk Borçlar Kanunu m. 19 gereğince butlan (kesin hükümsüzlük) ile maluldür. Butlanın tespiti için zamanaşımı söz konusu olmaz.
Ancak dikkat: Zamanaşımı olmadığı halde mümkün olan en kısa sürede dava açılması tavsiye edilir. Çünkü:
- Tanıklar hayatta olmayabilir
- Belgeler kaybolabilir
- Taşınmaz üçüncü kişilere iyiniyetle satılabilir (bu durumda iyiniyetli üçüncü kişiden geri alma zorlaşır)
Dava açma zamanı: Sadece miras bırakanın vefatından sonra açılabilir. Miras bırakan hayattayken mirasçılar bu davayı açamazlar.
Mirastan Mal Kaçırma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m. 2/I)
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (kesin yetki)
Muris Muvazaasının İspatında Kullanılan Deliller Nelerdir?
Muvazaa iddiasını ispat yükü davacı mirasçı üzerindedir. HMK m. 200’e göre, muvazaalı tasarruf yazılı veya resmi şekle tabi ise muvazaa iddiasının ispatı da yazılı şekle tabidir. Ancak mirasçılar hukuki işlemin tarafı sayılmadığından, muris muvazaasında bu kural uygulanmaz. Mirasçı muvazaa iddiasını her türlü delille ispatlayabilir.
En etkili deliller:
- Satış bedelinin ödenmediğinin ispatı: Banka hesap hareketleri, havale kayıtları, ödeme yapan tarafın mali durumu
- Tarafların ekonomik gücü: Satış sırasında alıcının ödeme gücünün olmadığının belgelerle ispatı
- Tanık beyanları: Ailevi ilişkiler, miras bırakanın gerçek niyeti hakkında bilgi sahibi olan tanıklar
- Yazılı belgeler: SMS, WhatsApp mesajları, e-postalar, el yazısı notlar
- Keşif ve bilirkişi raporu: Taşınmazın gerçek değeri ile tapu kayıtlarındaki satış bedeli arasındaki uçurum
- Miras bırakanın sağlık durumu: İşlem sırasında baskı altında olup olmadığı, akıl hastalığı, yaşlılık
Yargıtay Kriterleri:
- Satış bedelinin hiç ödenmemesi veya sembolik bir bedel ödenmesi
- Satış bedelinin piyasa değerinin çok altında olması
- Alıcının ekonomik gücünün bedeli ödemeye yetmemesi
- Taraflar arasındaki yakınlık ilişkisi (baba-oğul, anne-kız)
- Miras bırakanın diğer mirasçılara karşı olumsuz tutumu
Mirastan Mal Kaçırma Cezası Nedir?
Kısa cevap: Muris muvazaası doğrudan bir ceza hukuku suçu değildir. Türk Ceza Kanunu’nda “mirastan mal kaçırma” adında bir suç tipi yoktur. Bu nedenle mirastan mal kaçırmanın hapis cezası bulunmamaktadır.
Ancak önemli bir istisna var: Eğer mirasçılardan biri, miras bırakanın vefatından sonra, terekeden (miras mallarından) diğer mirasçıların rızası olmaksızın mal kaçırırsa, bu durum TCK m. 144/1 kapsamında “terekeye zarar verme” suçu oluşturur. Bu suçun cezası 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Hukuki Sonuçları:
- Muvazaalı işlem geçersiz sayılır
- Tapu kaydı iptal edilir
- Taşınmaz mirasçılar adına miras payları oranında tescil edilir
- Davayı kazanan mirasçı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri hükmolunur
- İyiniyetle taşınmazı üçüncü kişilere satan davalıya sebepsiz zenginleşme davası açılabilir
Sonuç: Miras Hakkınızı Korumak İçin Atılacak Adımlar
Mirastan mal kaçırma, toplumumuzda maalesef yaygın bir uygulamadır. Özellikle kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılması, ikinci evlilikler sonrası ilk eşteki çocuklardan mal kaçırılması veya zayıf-bakıma muhtaç çocukların korunması bahanesiyle yapılan işlemler sıklıkla karşımıza çıkar.
Mirastan mal kaçırma davası açmadan önce, mutlaka alanında uzman bir avukata danışın. Dosyanızı değerlendirip ispat stratejinizi birlikte belirleyin. Unutmayın: Bu sadece hukuki bir prosedür değil, hakkınızı alma mücadelesidir.