Zorunlu arabuluculuk halleri için dava açmadan önce arabulucuya gitmeyi unutmak ya da bu adımı atlamak, en sağlam davayı bile usulden reddettiren ağır bir hatadır. Türk hukukunda belirli uyuşmazlıklar için arabuluculuk artık bir tercih değil; dava açabilmenin ön koşuludur. Bu koşula “dava şartı arabuluculuk” denir. Hangi davalarda bu yükümlülük doğuyor, hangileri kapsam dışında kalıyor ve bu arabuluculuk hizmeti süreci nasıl işliyor? Tüm sorular, 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde aşağıda yanıt buluyor.
Zorunlu Arabuluculuk Nedir?
Zorunlu arabuluculuk, kanunla belirlenmiş uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce tarafların bir arabulucuya başvurmasını zorunlu kılan ve bu başvurunun yapılmaması halinde davanın usulden reddedilmesine yol açan hukuki bir mekanizmadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi bu kurumun genel çerçevesini çizer.
İhtiyari arabuluculuktan temel farkı şudur: ihtiyari arabuluculuk tarafların tercihiyle devreye girerken, dava şartı arabuluculukta kanun gereği bu adım atılmadan mahkemeye başvurulamaz. Başvurulmadan açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir; mahkeme bu eksikliği re’sen dikkate alır.
Zorunlu Arabuluculuk Halleri Nelerdir?
İş Hukuku Uyuşmazlıkları (7036 Sayılı Kanun)
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi, 1 Ocak 2018 itibarıyla iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuğu dava şartı haline getirdi. 1 Eylül 2023’te yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun ile bu kapsam daha da genişletildi.
Zorunlu arabuluculuk kapsamında olan iş uyuşmazlıkları şunlardır:
- Kanuna, bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacak ve tazminat davaları (kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, maaş vb.)
- İşe iade davaları (fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır)
- Yukarıdaki alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları
- Mobbing nedeniyle açılan manevi tazminat davaları (iş sözleşmesine dayandığında)
- Eşit davranmama ve sendikal tazminattan doğan davalar
İstisnalar: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu davalar doğrudan mahkemede açılabilir.
İş hukukunda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır; zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir.
Tüketici Hukuku Uyuşmazlıkları (6502 Sayılı Kanun)
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Bu kapsamdaki uyuşmazlıklara örnek olarak şunlar sayılabilir: ayıplı mal veya hizmet davaları, tüketici kredisi uyuşmazlıkları, devre tatil sözleşmelerinden doğan anlaşmazlıklar ve abonelik sözleşmeleri kaynaklı talepler.
Tüketici uyuşmazlıklarında kapsam dışı kalan haller şunlardır:
- Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar
- Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
- Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
- Kanunun 74. maddesinde belirtilen toplu davalar
Tüketici uyuşmazlıklarında özel bir ücret düzenlemesi vardır: tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu uygulama, tüketicinin sürece dahil olma önündeki mali engeli ortadan kaldırmaktadır.
Kira Hukuku Uyuşmazlıkları (HUAK m. 18/B)
7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/B maddesi, 1 Eylül 2023 itibarıyla kira uyuşmazlıklarını zorunlu arabuluculuk kapsamına aldı.
Aşağıdaki kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur:
- Kira tespiti ve kira uyarlama davaları
- Kiracının tahliyesine ilişkin davalar (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç)
- Kira bedelinin ödenmemesine dayanan uyuşmazlıklar
- Kira ilişkisinden kaynaklanan alacak talepleri
Önemli istisna: Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu kapsamın dışındadır; bu yol için arabuluculuk zorunlu değildir.
Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklar da zorunlu arabuluculuk çerçevesine dahil edilmiştir. Bu kapsamda özellikle şu uyuşmazlıklar yer alır:
- Apartman ve site yönetiminden kaynaklanan anlaşmazlıklar
- Aidat borçlarına ilişkin uyuşmazlıklar
- Ortak alanların kullanımından doğan ihtilaflar
- Kat maliklerinin birbirine karşı hakları ile yükümlülükleri konusundaki davalar
Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında seri başvuru durumunda (aynı tarafın bir ay içinde on veya daha fazla başvurması) her uyuşmazlık için ayrı ücret uygulanır.
Ortaklığın Giderilmesi Uyuşmazlıkları (İzale-i Şüyu) Davaları
Miras ya da müşterek mülkiyet nedeniyle paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan taşınır ve taşınmazların paylaşılmasına ilişkin ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları açılmadan önce de arabuluculuğa başvurulması zorunludur.
Bu uyuşmazlıklarda ticari arabuluculukla aynı asgari ücret tabanı uygulanır; anlaşma halinde arabuluculuk ücreti 13.000 TL’den az olamaz.
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Haller
Her özel hukuk uyuşmazlığı arabuluculuğa tabi değildir. Kanunla açıkça kapsam dışı bırakılan ya da arabuluculuğa elverişli olmayan haller şunlardır:
- İş kazası ve meslek hastalığı: Maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışıdır; doğrudan mahkemeye başvurulabilir.
- Ceza hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar: Suç teşkil eden fiillerden kaynaklanan uyuşmazlıklar arabuluculuk değil, uzlaştırma prosedürüne tabidir.
- Kamu düzenini ilgilendiren davalar: Nüfus kayıtlarına ilişkin davalar, velayet, vesayet ve kısıtlama gibi kişi varlığını etkileyen hükümler kapsam dışındadır.
- Aile içi şiddet iddiaları içeren uyuşmazlıklar: Bu tür davalarda arabuluculuk yasaktır; tarafların doğrudan yargıya başvurması gerekir.
- Tüketici hakem heyeti sınırları içindeki uyuşmazlıklar: Parasal sınır kapsamında kalan tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyetine başvurulur, arabuluculuk zorunlu değildir.
- İlamsız icra yoluyla kira tahliyesi: İcra ve İflas Kanunu’na göre yürütülen ilamsız tahliye süreçleri arabuluculuk dışında kalmaktadır.
- Ticari davalarda çekişmesiz yargı işleri: İflas, konkordato mühleti gibi çekişmesiz yargı işleri dava niteliği taşımadığından zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez.
Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Zorunlu arabuluculuk süreci belirli adımlardan oluşur. Bu adımların sırasına ve sürelerine uymak hak kaybını önlemek açısından belirleyicidir.
Başvuru: Karşı tarafın ya da birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk başvurusu yapılır. Başvuru yazılı yapılır; talepte bulunulan alacak kalemleri ve tazminat türleri açıkça belirtilmelidir.
Arabulucu görevlendirmesi: Büro, sicile kayıtlı arabulucular arasından bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu taraflara kimliğini ve iletişim bilgilerini bildirir.
Toplantıya davet: Arabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder. Tarafların avukatlarıyla ya da bizzat katılım sağlaması mümkündür. Şirketler, bünyelerinden yetki belgesiyle görevlendirdikleri çalışanlar aracılığıyla da sürece katılabilir.
Müzakere: Taraflar arabulucu moderatörlüğünde taleplerini sunar. Süreç gizlilik ilkesine tabidir; görüşmelerde konuşulanlar mahkemede delil olarak kullanılamaz.
Sonuç tutanağı: Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi düzenlenir ve mahkeme ilamı niteliği taşır; ilamlı icraya konu edilebilir. Anlaşma sağlanamazsa “son tutanak” düzenlenir ve dava yolu açılır.
Süre kuralları uyuşmazlık türüne göre farklılaşır. İş hukukunda arabulucu 3 hafta (zorunlu hallerde +1 hafta), ticari uyuşmazlıklarda ise 6 hafta (zorunlu hallerde +2 hafta) içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır.
Zorunlu Arabuluculuk Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İtirazın iptali arabuluculuk zorunlu mu?
Uyuşmazlığın türüne göre değişir. Ticari nitelikte itirazın iptali davalarında (TTK m. 5/A kapsamındaki alacak ve tazminat talepleri) arabuluculuk zorunlu dava şartıdır; arabulucuya gitmeden açılan dava reddedilir. İş hukukundan kaynaklanan itirazın iptali davalarında da aynı zorunluluk geçerlidir. Ancak ticari nitelik taşımayan ya da kamu hukuku ilişkisinden doğan itirazın iptali davalarında bu şart aranmaz.
Menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?
TTK m. 5/A hükmüne göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarla birlikte itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da arabuluculuk dava şartına tabidir. Ancak bu noktada Yargıtay içtihadı tartışmalı bir alan oluşturmaktadır.
İş kazası arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. 7036 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi açıkça, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuğun uygulanmayacağını düzenlemiştir.
Hangi ticari davalarda arabuluculuk zorunlu?
TTK m. 5/A uyarınca, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk zorunludur. Buna göre ticaret unvanından kaynaklanan tazminat talepleri, haksız rekabet davaları, cari hesap sözleşmesinden doğan alacaklar ve şirketler arası fatura uyuşmazlıkları bu kapsamdadır.
Manevi tazminatta arabuluculuk zorunlu mu?
İş hukuku kaynaklı manevi tazminat davalarında evet, zorunludur. Mobbing, eşit davranmama ya da iş sözleşmesine dayanan başka nedenlerle açılan manevi tazminat davalarında 7036 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuk dava şartıdır. İş kazasına bağlı manevi tazminatta ise bu şart yoktur.